Kitap-Evi Okur Mekanıdır

Kitap ve Dergi satış sitesi

BERCESTE

BİR ZORLUK SEFERİ ÖYKÜSÜ / BERCESTE


Kainat yeniden göz kırparken bir diriliş iklimine, Baharın o en coşkulu çağlarından birinde, bir Nisan ayının mümbit ellerinde edebiyat tarlasına bir tohum daha düştü, bir dua daha kanatlandı umut ufkuna doğru, bir sayha daha bırakıldı idraklere; yankı bulmayı umarak.

Aslında çok önceleri yüreklerimizde Anadolu insanının o bildik sancılarından; gurbetle-rinden, sılalarından, aşklarından, firaklarından, vuslatlarından, sefer, tahammül ve fedakârlıklarından beslenen bir sayhaydı bu.

İşte tam bu mevsimde; her şeyin yeniden var oluşunun, bir doğuşun kapısında heyecanla durduğu istisna bir zamanda dergilerden bir dergi olarak doğuverdi ellerimizde; cılız, tedirgin, ama heyecanlı ve kararlı olarak.
Hedefimiz; yüreklere ve beyinlere şahit olan kalemlerin dillendirebilmek gücü ve imkânı bulabildiklerinin seçkinlerini derlemekti, bundandır ki 18. yüzyıl divan şairlerinden Koca Ragıp Paşa’nın “Eğer maksut eserse mısra-i berceste kâfidir.” Sözünden de esinlenerek adına “Edebiyatta öz, güzel, latif, ince anlamlı, kolayca hatırlanan, yapısı sağlam dize ya da beyit” anlamlarına gelen ve Farsçada “seçkin seçilmiş” demek olan BERCESTE denildi.

Edebiyat ikliminde soluk almanın bir gönül coşkusu, bir ruh estetiği olduğunun bilincinde olan birkaç can birleştirmiştik yüreklerimizdeki özlemleri ve ellerimizi.

Sonra bu yüreklerin yaydığı tatlı rayihaları hisseden başka yürekler güç verdiler sayhamıza.

Gayemiz hem etrafımızda tanık olduğumuz dosya, ajanda, bilgisayar ve bilmem daha ne mahrumiyet ambarları içinde mahsur kalmış, sessiz sedasız ama lisân¬-ı haliyle çığlık çığlığa fark edilmek isteyen güzellikleri ortaya çıkarmak hem de yeni yeni doğumlara rahim olmak, böylece edebiyat iklimine âcizane yeni ve kendisine has bir soluk sunmaktı.
Bunun içindir ki hiç bir gurup, hiç bir ideolojik görüş veya hiç bir inancı hedefimizin dışın-da düşünmedik. Tüm fikir ve anlayışlar edebiyat iklimi estetikliğinde birikimlerinden faydala-nabileceğimiz güzide kaynaklardı bizim için. Çünkü bunların hepsi istisnasız olarak insanın bir yanına şahitlik etmekteydi ve dolayısıyla insanlığın birikimiydi.

İstiyorduk ki; Tüm düşünce ve anlayışlar birbirlerini aşağılamadan, birbirlerine sövmeden, tân etmeden, birbirleri üzerinde hükümranlık emelleri gütmeden duygu ve düşüncelerini bir edebiyat disiplini içerisinde paylaşabilsinler BERCESTE’nin sayfaları arasında dolayısıyla da okuyucu kitlemiz ile de paylaşmış olsunlar birikimlerini. Bu kültürel paylaşım, dolayısıyla kültürel alış veriş ve zenginlik gelecek kuşaklara aktarılabilecek bir miras olarak yerini alsın insanlık tarihinde.

Bu hedefe yönelirken hiç bir gurup veya politik oluşum adına çıkmamıştık yola. Hiç bir yer veya kimsenin maddi gücüne de dayamamıştık sırtımızı bu gün olduğu gibi. Tek Sermayemiz yüreğimiz, insanlık sevgimiz, dostluk ve kardeşlik bilincimiz ve edebiyat aşkımızdı. Çünkü sözün güzeline âşıktık biz, davranışın ve ifadenin güzeline.

Ancak bir olmazsa olmazımız vardı ekip olarak, o da bizi biz yapan millî ve manevi kültü-rümüzden kaynaklanan değerlerimizin hatırını âli tutmaktı. Bu heyecan ve düşünceler içeri-sinde önceden tespit ettiğimiz değerli hedeflere yöneldik bir bir. Kapısını ümitle çaldığımız kimi güzel kalem ve kelam erbabı dostlarımız, kardeşlerimiz, ağabeylerimiz “Hele bir yola koyulun bakalım, sonrasını düşünürüz” temennisiyle çevirdiler âdeta yakarış modunda sun-duğumuz tekliflerimizi geriye.

Hayallerimiz yara alıyordu ama yılmıyorduk. Tökezlediği yerde birbirimize tutunuyor, tu-tarak ellerinden hayallerimizin yeni bir ümitle yeniden yola koyuluyor ve o dostlarımızı anla-maya çalışıyorduk. Kendimizi ispat etmemizi görmek istiyorlardı besbelli. Ya da bu manada Anadolu’ da yola koyulan birçok kervanın henüz bir kaç adım atmışken yılgınlığa düşerek kenara çekildiğine şahit olmuşlardı belki de üzülerek. BERCESTE’yi de koyulduğu yolda karşı karşıya kalacağı zorlukları bilmeden, hiç düşünmeden, hesapsız bir şekilde yola koyulan bir heyecan ürünü olarak görmüş, bu zorlu yolda ilgilenmeye değecek kadar bile tahammül edemeyeceğimizi düşünmüş de olabilirlerdi.

Kayseri içinde ki yazar ve şair dostlarımızın bir kısmı böyle düşünürken, Kayseri dışındaki-ler ne düşünürdü bizimle ilgili bilemiyorduk. Bu soru ve endişeler her biri birer zorlu engel olarak önümüze dikiliyordu. Bu aşamada bu tür soruları çok önemsediğimizde hiçbir adım atamadan pes etmemiz mukadder olacaktı. Bu handikabı kırmalı, tahammül kuşanmalı ve sefere çıkmalıydık.

Her şeyi göze alarak ve “bismillah” diyerek yola koyulduk. Telefon veya e-mail yoluyla kapılarını çaldığımız bir nice güzel insan yüreklerini hiç ummadığımız bir şekilde sonuna kadar açarak “ çok güzel bir girişim, haydi hayırlı olsun, yanınızdayız” demişlerdi. Bu tebessümlerin sıcaklığıyla ısıtarak yüreğimizin üşüyen yanlarını ve böylesi bir ümit kanadıyla sarmalanmış olarak Mayıs 2002 de ilk ve özel sayımızı yola çıkarırken yüreklerimiz kıpır kıpırdı. Yürek dostları edinmeyi dilediğimiz yazar ve okur bağlamında yeni tanışıklıkların kapısına heyecanla yaklaşırken duygularımız hissedilmeye değerdi.

Bu duygularımız bu gün de değişmedi. Aynı özlemlerin ve sancıların ufkundan dönmek bilmiyor yüreğimiz. Çünkü biz paylaşıldıkça bereketleneceğine inandığımız bir değerler biri-kiminin mümbit ikliminde nefeslenmekteyiz.

Furkan Basın, Yayın, LTD, ŞTİ. Adına sahipliğini üstlendiğim ve bu gün Berceste Basın, Ya-yın olarak devam ettirmeye çalıştığım Bercestemizin örnek sayımızın yola koyulabilmesi için damarlarına kan, yüreğine coşku, dizlerine derman olma özverisini öncelikli olarak bizden esirgemeyen güzel insanlar vardı. Bunlardan Sayın Turan KOÇ, Kudret ALTUN, Atabey KILIÇ, Ali EKECİK, M. KARAMAN, Mansur Tuncay TAŞCI, Hayrettin OĞUZ, Metin ŞİMŞEK, İsmail DO-ĞU, Ahmet CEYLAN, Selman ÖZSÖĞÜT, Yusuf KILIÇ ve muhterem bayanlar Filiz YUŞAN, Sevgi YANAR ve Ayşe COŞKUN’u Hürmet ve şükran duygularımızla yâd etmekten büyük bir zevk ve onur duyuyoruz.

Yine, birinci sayımızla birlikte yüreklerini ve kalemlerini bu sayhaya dâhil eden Sayın Bekir OĞUZBAŞARAN, Mustafa İBAKORKMAZ, Muhsin İlyas SUBAŞI, Mehmet AYMAN, Emre TOROS, İsmail Âdil ŞAHİN, Aziz HAMURCU, Mahmut YILDIRIM, Selim TUNÇBİLEK ve muhterem bayan Serpil KAFA’yı çağrımıza ilk ses verenlerden olmaları, ayrıca da dostane tavsiye ve yönlendirmeleri hasebiyle öncelikli olarak hürmet ve şükran duygularımla yâd etmek istiyoruz.

O günden bu güne gerek Kayseri içinden, gerekse değişik bölgelerden kıymetli birikimle-rini bizimle, dolayısıyla muhterem BERCESTE ailesiyle paylaşma âl-i cenaplığını gösteren, isimleri yüreğimizin şükran vâdisinde muhabbetle ve biteviye yâd edilen yüzlerce müstesnâ şair, yazar, mütefekkir dostlarımıza da en içten duygularımızla ayrı ayrı şükranlarımızı sunu-yoruz.

BERCESTE bir gönül ve edebiyat kervanı olarak yola koyulduğundan bu yana bir taraftan ekonomik dar boğazlarla mücadele ederken, diğer taraftan da yazar kadrosunu seçkin şair ve yazar dostlarımızın teveccühleriyle daha da genişletmeyi başarmış ve Türk edebiyat yayıncılığında saygın bir yer edinebilmenin sancısını çekmeye devam etmektedir. Bu hususta ki konumumuzun takdirini tarih ve âdil edebiyat otoriteleri mutlaka vereceklerdir.

BERCESTE her geçen sayıda kendi vusat’ı ölçüsünde daha da gelişmenin, çıtayı biraz daha yükseltebilmenin sorumluluğu ve gayreti içerisinde olmuştur hep. Bu çerçevede Anadolu dergiciliği için genel anlamda çok büyük zorluklar içeren yeni yeni projelere imza atarak Türk edebiyat tarihine karşı sorumluluğunu mütevazı de olsa yerine getirebilmeye azami gayret sarf etmiştir.

Yayın hayatımıza başlamanın ikinci yılını eskitirken, yenilenerek devam ettik yolumuza; BERCESTE SANAT GECESİ organizemiz ile Sayın Bekir Sıtkı ERDOĞAN, Bahaeddin KARAKOÇ, Abdullah SATOĞLU, Yahya AKENGİN, Ahmet Tevfik OZAN, A.Vahap AKBAŞ gibi edebiyat tari-himizin güzide değerlerini misafir ettik şehrimizde. Bu gece bizim için; tam manası ile bir onur ve gönül iklimi idi.

Takvimler Mayıs 2005’i gösterirken bir kutlu heyecanı daha birlikte tadıyorduk gönül dostlarımızla. Türkiye çapında açmış olduğumuz “NA’T YARIŞMASI”nın finalini gerçekleştirir-ken ki hâlet-i rûhiyemizi anlatmaya kifâyetsiz kalıyordu kelimeler. Bu apayrı bir coşku ve mutluluk kaynağıydı bizim için.

1.liği Ankara’dan Rıfat ARAZ, 2.liği Şanlıurfa’dan Nezir ELMAS ve 3.lüğü de Balıkesir’den İbrahim SAĞIR’ın kazandığı bu yarışmaya gelen şiir seçkilerinden oluşan 160 sayfalık “ÖZLEM YAĞMURLARI” isimli NA’T ANTOLOJİSİ kitabımız ise BERCESTE ekibi olarak tarihe bıraktığımız beyaz izlerden bir başka iz olarak huzur kaynağımız olacaktır hep.

Sadece klasik anlamda sayı yayınlamakta kalmadık tabi ki; Sanat ve edebiyat tarihimizin unutulmayan değerlerinden bazılarını da olsa yâd etme bağlamında Üstad Necip Fazıl KISA-KÜREK’ten İstiklal şâirimiz Mehmet Akif ERSOY’a, Mevlana Celaleddin-i Rûmi’den Mimârân-ı âzam Koca Sinan’a, Kadı Burhaneddin’den Seyyah Halk ozanı Develi’li Seyrâni’ye, Dadaloğ-lu’dan Karacaoğlan ve Yahya Kemal’e kadar uzanan bir yelpaze de onlarca özel sayıya imza attık.

Bunların dışında Kayserimizin yetiştirdiği edebi değerlerimizden ve Bercestemizin ta ilk sayısından itibaren Rabbine yürüyene kadar bir gün dahi yılgınlığa düşmeden yükünü gönüllü olarak sırtlayan kardeşlerimizden biri olan Rahmetli Ümit Fehmi SORGUNLU, Abdullah SA-TOĞLU, Mustafa MİYASOĞLU, Hasan Nail CANAT, Muhsin İlyas SUBAŞI, Bekir OĞUZBAŞA-RAN, Emir KALKAN, İmdat AVŞAR gibi edebiyatımıza önemli izler bırakan insanlar için yayım-ladığımız özel sayılarımız oldu.

Ayrıca Tasavvuf ve Şiir, Hikâye, Çocuk edebiyatı, Mizah, Türk Edebiyatında Poetika, Türk Dünyası edebiyatı ve Kış Özel sayısı gibi sayılarımız da Bercestemize haklı birer onur abidesi olacak derecede Edebiyat tarihimize bıraktığımız unutulmayacak izlerdendir diye düşünüyor ve seviniyoruz. Umarız ki; ardımızda bıraktığımız bu ve benzeri yüz akı izler Bercestemizi Edebiyat tarihi sayfalarındaki haklı yerine taşıyacaktır.

100. sayımızın onuruna açmış olduğumuz münâcaat yarışmamızın duyurusunu 6 ay önce-den yapmaya başlamış ve bu zorlu yokuşu da ekip olarak samimi ve özverili bir çalışmanın sonunda aşarak Mevla’ya hamt olsun Türkiye çapından gerçekleşen katılımlarla bundan da yüz akıyla çıkmış olduk.

Bu nitelikli yarışmada da Yüzü aşkın katılımcının eserleri seçkin bir jüri tarafından değer-lendirilmiş ve 1.liği Ankara’dan katılan Rıfat ARAZ, 2.liği Kahraman Maraş’tan Yasin MORTAŞ, 3.lüğü ise Kayseri’den Şehmuz ÇİÇEK paylaşmışlardır. Bu yarışmayı da Bercestemizin ak izleri hanesine yazdırmış olmanın huzur ve mutluluğu ile birlikte farkına vardığımız bir şey daha vardı ki o da yüreklerimizde hissettiğimiz muhabbet rüzgârının hiçte dinecek gibi olmadığıdır.

Hemen her Nisan ayı sayısında olduğu gibi 2011 yılının Nisan ayında da Kutlu doğum özel sayısı olarak çıkarken 44 sayfa yerine 80 sayfalık bir yürek coşkusunu sırtlayarak okuyucumu-zun yüreğine hitabetmiş olmak da ayrıca Mevla’mıza şükran içerisinde olacağımız çok özel nimetlerden birisidir.

Bu tılsımlı akış içerisinde bir şeyi tam başardığımızı söylemek mümkün değildi hiç şüphe-siz, o da abone sayımızın arzulanan tiraja ulaşması idi. Düşünüyorduk; neden tirajımız hedef-lediğimiz noktaya ulaşamamıştı, kalitesiz mi idik? Hayır, bunu dostlarımız olsun, mert muha-liflerimiz olsun açık yüreklilikle defaatle ifade etmişlerdi bize.

O halde geriye bir tek şey kalıyordu; abone olmak ve abone bulmak hususunda ortaya konulacak sahiplenme duygusu ve yakın ilgi. Bunu da kendilerini bir aile; BERCESTE ailesi içerisinde düşündüğümüz ve bundan da onur duyduğumuz muhterem okuyucularımızın ilgi, idrak ve feraset’lerine havale etmekten başka çaremiz yok gibi gözüküyor.

Kültür bakanlığının birkaç senedir il ve ilçe kütüphanelerini dergimize abone yapmasın-dan dolayı yazarlarımızın eserlerinin kütüphanelere giriyor olmasından dolayı hissettiğimiz sevincimizi de sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim.

Bütün bunlar belki de işin görünen kısmıydı. Esas dikkatten kaçırmamamız ve şükretme-miz gereken bir şey daha vardı ki o bu işin mayasıydı, özüydü; önce insanı sevmek, sonra da ekip olarak birbirimizi sevmek ve anlamak. İşte bizi ayakta tutan ve bu günlere taşıyan ruh bu idi. Bu bağlamda yürüyüşe birlikte başladığımız halde farklı yönetim anlayışlarından dolayı şu an yönetimde sorumluluk almayarak sadece gönülleriyle ve yazılarıyla aramızda olmaya devam eden, zaman zaman yapıcı uyarı ve eleştirilerini bizlerden esirgemeyen aziz dostlarımıza minnettarız. Ayrıca uzunca denilebilecek bir süre emeğini esirgemeden dergimizi internet ortamına yükleyen Sergül VURAL hanımefendiye de şükranlarımızı sunuyoruz.

Tabi ki; birkaç yıl önce Rabbine yürüyerek aramızdan ayrılan güzel insan Ümit Fehmi SORGUNLU ağabeyi rahmet ve şükranla anmak borcundayız.

Tâ bu işin besmelesini çektiğimiz günden beri bir ekip anlayışından daha çok kardeşlik ve dostluk ruhu hakimdi aramızda. Yüreklerimizi kenetlediğimiz, en zor şartlarda bile bir aile duyarlılığı ve özverisi ile birlikte yürüdüğümüz, birlikte sancılandığımız, birlikte sevindiğimiz, âdetâ birlikte soluk aldığımız iki can var ki yayın ve yönetim kurulu üyeleri olmaları bir yana Bercestemizin fedakar hamileriydi onlar. 133.Sayıdan itibaren Bercesteyi kendilerinden mahrum bırakmayı murat ettiler ve tüm ısrarlarıma rağmen bu kararlarından dönmediler.

Yalnızca Berceste’ye değil bana da çok şey katan bu güzel insanları; saygıdeğer Bekir OĞUZBAŞARAN ve Vedat Ali TOK hocalarımı da ebedi muhabbet duygularım, minnet ve şük-ranlarımla anıyorum.

Bu dostların zamansız ve ani ayrılışları Berceste için zor bir yokuştu; tek başıma derma-nım yetmezdi bunun farkında ve bilincindeydim. Anadolu’nun bağrından çıkarak her türlü imkânsızlıklara rağmen On iki yıl gibi bir süreçte hiç inkıtaa düşmeden 143 sayıdır çıkmış bulunan bir derginin yorulup düşecek olması ihtimali uykularımı kaçırıyordu.

Uzun istişareler sonucunda bu gün Yazı işleri Müdürümüz olarak görev üstlenme fedakar-lığında bulunan muhterem Sergül VURAL hanımefendinin de tavsiyeleri doğrultusunda 144. Sayımızdan itibaren Genel Yayın Yönetmenliğimizi kabul eden Bülent GÜNDOĞAN kardeşi-mizle yeni bir heyecan ve ufuk anlayışıyla yola koyulmuş olduk.

Hüseyin KAYA, Nuray ALPER, Murat SOYAK, Mustafa UÇURUM, Nihan IŞIKER, Mehmet BAŞ, Salim NİZAM ve Hatice Eğilmez KAYA’dan oluşan seçkin bir yayın Kurulu ile 144 ve 145. Sayıları yola çıkarabilmek için ortaya koymuş olduğu samimi gayretleri ile fedakâr, kararlı ve özgüven dolu bir dost olduğuna şahit olduğum bu canla Bercestemizin daha uzun yıllar Ede-biyat tarihimize değerli katkılar sağlayarak yoluna devam edeceğine inanıyor kendilerini bu hamiyetperverliklerinden dolayı muhabbetle kucaklıyorum.

Bercestemizin 145. sayısını yola çıkarmaya hazırlandığımız şu günlerde dileğimiz odur ki bundan sonraki yürüyüşümüz esnasında tanış olacağımız yeni yeni değerli dostlarımızın da birikimleriyle birlikte edebiyat ikliminin doruklarında ve daha güzel ufuklarda birleşir yüreklerimiz ve ellerimiz.


İbrahim ŞAHİN
Berceste Dergisi Sahibi

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.69593.7107
Euro4.34154.3589
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 22° 7°
Saat
Takvim